Hangi cep telefonu ne kadar radyasyon yayıyor?

Evet arkadaşlar iletişim aracı olarak en çok kullandığımız cihaz hiç kuşkusuz tabikide cep telefonları. Bu durum teknolojininde ilerlemesiyle günden güne hızla gelişmektedir.Acab hayatımızı kolaylaştıran bu cep telefonların ne kadar radyasyon yaydıklarını biliyor muyuz işte şimdi sizlere bu bilgiyi paylaşacağım belki cep telefonu alırken genel özellikleri, bağlantı özellikleri, sim kart özellikleri, data özelliklerinin yanında ne kadar radyasyon yaydığınada bakarsınız kim bilir..

SARCNET tarafından hazırlanan bir araştırma sonucunda piyasada bulunan cep telefonlarının SAR değerleri karşılaştırılmış. SAR değeri, spesifik soğurma oranı adı verilen ve insan vücudu tarafından emilen radyo frekans enerjisini ölçen bir birim. Amerika’da bir cep telefonunun piyasaya çıkış onayı alabilmesi için sar değerinin 1.6 W/kg üzerinde olmaması gerekiyor. Avrupa için ise bu değer 2 W/kg olarak belirlenmiş durumda. Yani basit bir hesapla 80 kiloluk bir insanın kaldırabileceği SAR değeri 160W civarında hesaplanabilir. Ancak bu değer her insanın bünyesinde farklılık gösterebileceği için kesin ve net birşeyler söylemek çok zor. Zaten cep telefonlarının özellikle kanser riski taşıyıp taşımadığı net bir dille halen ortaya konabilmiş değil. Ancak gidip bir baz istasyonunun davulunu (baz istasyonu elemanlarından birisi) kucaklarsanız sizi kanserden kimse koruyamaz burası da ayrı bir nokta (: Okumaya devam et Hangi cep telefonu ne kadar radyasyon yayıyor?

Türkçenin Katledilmesi

Günümüz gençlerinde nedense Türkçe ye eskiye oranla artık önem verilmiyor. Oysaki bir ülkenin kimliğidir o ülkenin dili.işte  sizlere bunların sebeplerini anlatmaya çalışacağım:

BAŞLICA SORUNLAR

Bugün Türkçemizle ilgili başlıca güncel sorunları şöyle sıralayabiliriz: Özensizlik ve yanlış kullanım, yabancı sözcük tutkusu, yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimi birbirine karıştırma, Türkçenin bilim dili olmadığı görüşü, , sözcük ve terim üretimindeki yetersizliktir.

Özensizlik ve Yanlış Kullanım

Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında akıl almayacak yanlışlar yapılıyor. Kurallarına uygun, doğru ve düzgün kullanılmıyor Türkçe. İlköğretimden yükseköğretime kadar okullarımızda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite öğrencilerimizde bile sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları, bozuk cümleler ve söyleyiş yanlışları, bir dilekçe yazarken yapılan yanlışlar, resmî yazışmalarda göze batan anlatım kusurları, basın yayın organlarındaki akıl almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı… Türkçemizin geleceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır.
Radyo dinlerken, televizyon izlerken insan bazen şaşırıp kalıyor. Osmanlıcadan gelme sözcüklerin yanlış telaffuzları, damıtık dilin giderek argo dile dönüşmesi, vurguların ve tonlamaların ürkünçlüğü, görüntülü yayınlarda sunucuların garip el kol hareketleri, konuşma sırasındaki tuhaf jestleri, Türkçeyi sevenleri üzüyor.
Bazı özel ve yerel TV kanalları ile radyoların, daha kendi adlarından başlayarak Türkçeye karşı alabildiğine saygısız ve sorumsuz tutumları yürekler acısı. Son yıllardaki moda deyişle medyada, özel ve yerel TV kanallarında yeni tip sunucular, haber ve spor spikerleri de moda oldu. Oysa sunuculuk ve spikerlikte dili düzgün ve pürüzsüz kullanma, fizikî güzellikten önce gelir, önce gelmelidir. Dil bilinci ve sevgisi onlara özellikle kazandırılmalıdır. Ekran sorumluluğu bunu gerektirir. Sunucu ve spiker adayları, öncelikle dili doğru ve düzgün kullanma konusunda ciddî bir eğitimden geçirilmelidir. Çünkü onlar her gün milyonlara sesleniyor, milyonlarla yüz yüze geliyor. Örnek olma, model olma gibi bir sorumluluğu da var onların.
Türkçeye karşı özensizlik, sorumsuz davranışlar, bu dili yanlış kullanma, ne yazık ki dar ve sınırlı bir çerçevede görülmüyor. Bu gevşeklik, devlet adamları, çeşitli mesleklerdeki aydınlar ya da aydın olması gerekenler, öğretmenler, her öğretim kademesindeki öğrenciler için de söz konusu.
İnsanlarımıza özellikle doğru konuşma, düzgün yazma, duygu ve düşüncelerini pürüzsüz anlatma becerisi kazandırma konusuna özenle eğilmek zorundayız. Çünkü üniversitede okuyan gençlerimizin büyük çoğunluğunda bile önemli dil ve anlatım kusurları ile karşılaşıyoruz.

Yabancı Sözcük Tutkusu

Günümüzde Türkçe, neredeyse ana dilimiz olduğunu unutturacak ölçüde yabancı sözcüklerle dolduruluyor, kendi sözcüklerimiz acımasızca dışlanıyor. Okumaya devam et Türkçenin Katledilmesi

Forma Stoklarda Tükenmiştir..

Bugün forma almak için Fenerium sitesine girdim ve inanın çok şaşırdım.İlk gördüğümüzde beğenmemiş gibi olmuştuk ama konu Fenerbahçe aşkı oldugunda gözümüz hiç birşey olmuyor helal olsun doğrusu. Takımına bu kadar sahip çıkan başka bir taraftar daha yoktur herhalde. İşin kötü tarafı bende çok almak istemiştim birazcık beklemek zorundayım sanırım :)